Ey sevgili,
Küçüktüm.. Bir fasülye tanesine sığdırabildiğim varlığımdan ibaretti hayat. Bir demet umuttu içimde büyüyen..Büyüdükçe sevincime dönüşen.. Sonra birbiri ardına heyecanla bölünen ve bölündükçe asıl bana benzeyen bir ben vardı işte.. Hayallerim vardı.. Henüz benim olmayan nice hayalin özlemi içimde... Binlerce yaseminin kokusu, kuşların o huzur verici cıvıltısı, eşsiz manzaraların onca görüntüsü ve her bir meyvanın acısı, tatlısı... Biraz hüzün, biraz mutluluk ve siyahtan beyaza doğru bir gökkuşağı.. Henüz yetkili bile değilken yaşamaya, yaşamı içine çeken bir ben vardı..
Sevgilerim oldu sonra. Beni çevreleyen şu incecik duvarların arkasına değin uzanan sevgilerim oldu ve sol yanımın boşluğunda sızlayan yaralarım.. Hayalini bile kuramadığım sen yerine, karanlığa söyledim sevda türkülerimi. Bir silüetlik hasretin uğruna sabırsız bekleyişlerim oldu.. Yıkılsın istedim bu duvarlar. Gökyüzüm seninle aydınlansın. Sonra güneş sonsuza değin ısıtsın ikimizi. İçimdeki hasretlik son bulsun böylece. Ninni sıcaklığındaki uğultun, bu biçim almamış bedenimi sararken, seninle birlikte yeni bir ben olsun istedim..
Bekledim.. Kozasına sarılmış tırtıl misali bekledim..Oysa ki kozada bekleyen, doğum yerine ölüme gün sayarmış.. Bilemedim.. Varla yok arasında gidip gelen benlik, hiçbir zaman uçuramadı kelebek kanatlarımı.
Sonra birgün aniden parçalandım sevgili.. Duvarlarımı birer birer üstüme yıktılar.. Fasülye tanesi bedenim tuzla buz oldu.. Seni saracak kollardan eser kalmadı.. Yuvalarına yerleşememiş gözlerimi bile oydular.. Ve ben yaşartamadığım pınarlarıma rağmen ağladım.. Her fırsatta oluk oluk kanadı içim. Senden geriye bir ben umdum. Benden geriye bir hiçlik çıktı karşıma..
Kim diye sordu ufalan her bir parçam.. Kim?.. Yarım kalan tebessümlerinin katili kim?
...........
Sessizliğin içinde adını fısıldadılar sevgili.. Korkusuzca bir çırpıda söyleyiverdiler işte.. Utanmadan, sıkılmadan..
Boşlukta sürüklendi benden arda kalanlar.. Sonra rüzgarda yavaşça savrulup sakince yere indiler.. Onca parçalanmışlığın içinde ölü bir beden bıraktım şimdi.. Karşılıksız bir sevgi ve günışığına çıkamadan yerle bir olmuş bir hayat .. Açamadan dalında solan çiçektim, kokamadan karıştım toprağa.. Oysa ihanetin hiç yakışmayacaktı ölümsüz sandığım sadakatine.. Bölündükçe küçüldü sevinçlerim.. Küçüldükçe karıştım sonsuzluğa..
Sevgilerim sevgisizliğinde eridi, ne duruyorsun sevinsene!.. Kurtuluşun olmak için yokoluşlara razı geldim.. Sen ise bir çırpıda üstüme bastın, zaman kaybetmeden karıştın kalabalıklara.. Şimdi düşünüyorum da, etrafını sarmalayan onca insana rağmen, kendi yanlızlığına dayanabilcek misin ey sevgili?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder